Silivri açıklarında meydana gelen ve uzun süredir ülkenin gündeminde olan deniz kazası, kayıp mürettebatların umut dolu arama çalışmalarıyla devam ediyor. Marmara Denizi’nde, Alsu isimli tankerle Tuğberk İmamoğlu gemisinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 10 denizci kayboldu. Olayın ardından başlatılan kurtarma operasyonları, altıncı gününde olmasına rağmen kararlılıkla devam ediyor, denizcilik camiasında derin endişelere yol açtı.
İstanbul’un Silivri ilçesinin açıklarında, yaklaşık 18 mil güneyinde 2 Eylül günü gerçekleşen olayda, Kocaeli’den Aliağa’ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticaret gemisiyle, İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli yönüne giden Tuğberk İmamoğlu gemisinin çarpışması sonucu, Tuğberk İmamoğlu gemisi alabora oldu. Kazanın ardından gemide bulunan 10 mürettebatın haber alamaması üzerine, denizlerde yoğun arama ve kurtarma çalışmaları başlatıldı. İlk aşamada geminin enkazının tespiti, kurtarma çalışmalarının yönünü belirlemek adına büyük önem taşıdı.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait TCG Akın gemisinin gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile yaptığı detaylı taramalar sonucunda, kazanın dördüncü gününde Tuğberk İmamoğlu’nun enkazı kıyıya yakın bölgede saptandı. Bu gelişme, kayıp mürettebatların hayatta olup olmadıklarına dair umutları artırdı. Arama kurtarma ekipleri, enkazın bulunmasının ardından, kayıp isimleri içeren personelin bulunması için yoğun çaba sarf ediyor. Bu süreçte aileler, Silivri sahilinde kurulan irtibat noktası üzerinden durum hakkında düzenli bilgilendiriliyor, umutlu ve sabırlı bekleyişlerini sürdürüyorlar.
Kaza sonrası ortaya çıkan bilirkişi raporu, olayın nasıl geliştiğine dair önemli detaylar içeriyor. İlk tespitler, Alsu adlı geminin uyarıya rağmen tehlikeli manevralar yaptığı ve kazanın kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, her iki geminin de personel ve seyir cihazlarında sorunlar yaşadığını, bu durumun kazayı önlenemez hale getirdiğini gösteriyor. Kazanın detaylarına bakıldığında, olay saat 03.10 civarında başlayan ve tüm süreci etkileyen gelişmeleri takip ediyoruz. Kalabalık personel grubu uyurken, gemilerin seyir sistemleri arasındaki iletişimsizlik ve hatalar, felaketin temel nedenleri olarak öne çıkıyor.
Özellikle kazadan kısa süre önce, saat 03.08 sıralarında, Tuğberk İmamoğlu isimli geminin AIS verisinin gönderimini durdurması, çevresindeki gemilerle iletişimi kesmişti. Bu durum, geminin rotasını gizleyerek daha büyük tehlikeler yaratmış ve iletişimin kopmasına zemin hazırlamıştı. Aynı zamanda, Alsu gemisindeki görevlilerin, özellikle yeni kaptan ve stajyerlerin, bu kritik saatlerde yaşanan olaylara hazırlıksız kaldığı ve manevraların düzgün yürütülemediği görünüyor. Kumanda sistemlerindeki sorunlar ve iletişim kopuklukları, kazanın önlenememesinde rol oynayan temel faktörler arasında sayılıyor. Sonuç olarak, bu trajik olay, denizlerde iletişim ve güvenlik protokollerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor ve henüz kayıplar bulunana kadar, avuntular ve umutlar devam ediyor.
