Çocuklarda yazın en çok bu hastalık görülüyor!

[ad_1]

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Almacıoğlu, çocuklarda, her yaz olduğu benzer biçimde bu yaz döneminde de dizanteri tablosuyla yaygın olarak karşılaştıklarını söylemiş oldu. Yaz ishalleri ve besin temizliği mevzusunda anne ve babalara uyarılarda bulunan Dr. Almacıoğlu, “Yaz aylarında ishallerin daha fazla görülmesinin temel nedeni, hava sıcaklığının artışı ile su buharlaşmasının daha fazla olması, basınç farkı ile kanalizasyon sularının durağan sulara karışması ve bu kirli suların içme, yıkanma, sebze-meyve yıkama suları ile vücudumuza mikroorganizmaların girmesidir” dedi. Dr. Almacıoğlu, öteki bir bulaşma nedenin ise evlatların ortak kullanımı olan parklarda ve yüzme havuzlarında yüzey teması yöntemiyle bulunduğunu kaydetti. Bu duruma çoğunlukla yol açan bakteriler (E.coli ve Shigella), parazitler (Giardia ve Entemobea) ve virüsler (Rotavirüs, Adenovirüs ve Nörovirüs) benzer biçimde mikro-organizmaların yaygın görüldüğüne dikkat çeken Dr. Almacıoğlu, şöyleki devam etti: “Sık görülen etkenlerin laboratuvar ile tespiti cemiyet sağlığı açısından gereklidir. Sadece nispeten daha ender olan etkenlerin tespit edilmesi zor, masraflı ve bir çok süre gereksiz olabilmektedir.

Biz hekimler bir hastalığın yoğun bulunduğunu gözlemlediğimizde kaynağını devamlı sorgularız. Yaygın ishal nedenlerinde en sık bulaş yolu ‘tüm halkın kullandığı sudur. İshal şikâyeti ile başvuran hastalarımın aileleri ile yaptığım görüşmeler sonrası kuyu suyu tüketiminin, kullanımının yoğun bulunduğunu gözlemledim.” Evlatlarının dizanteri tablosu ile başvuran birkaç ailenin; görüşmeler esnasında çimenleri kuyu suyu ile suladıklarını ve evlatların çimenlerde oynadıkları hafta sonu sonrası şikayetlerinin başladığını belirlediğini, öteki bir ailenin ise sebze-meyve yıkamasının kuyu suyu ile yapıldığını öğrendiğini özetleyen Dr. Almacıoğlu, “Her iki ailede yapılan kuyu suyu analizi sonucu ise kanalizasyon bulaşı olduğu saptandı ve kuyu için gerekli ilaçlamalar yapıldı” ifadelerini kullandı. Sebze ve meyvelerin yıkanmasına ilişkin informasyon veren Dr. Almacıoğlu, sözlerini şöyleki sürdürdü: “Yıkamanın amacını bilmemiz çok mühim.

Öncelikli olarak pestisit dediğimiz tarımsal ilaçların uzaklaştırılması, parafin denen meyve ve sebzelere parlaklık veren tabakanın giderilmesi, toprakta ve suda bulunan mikroorganizmalardan arındırılması, taşınma esnasında ve market raflarına temas esnasında üstüne eklenen mikroplardan arındırılmasıdır. Birçok kaynak çeşitli yıkama önerilerinde bulunsa da (sirkeli, karbonatlı, besin tipi hidrojen peroksitli su) kafi emek harcama elde edilememiştir. Sadece toplu gıda hazırlamada sebze ve meyvelerin besin tipi hidrojen peroksit kullanımını önerilmektedir.” Temel kuralın ellerin yıkanması ile başlamış olan temizlik süreci olduğuna vurgu meydana getiren Dr. Almacıoğlu, sözlerini şöyleki tamamladı: “Bol miktarda akan su ile sebze ve meyveleri ovalayarak yıkamak, gereği halinde fırça ile yüzey temizliğini sağlamak, suda bekletme ve tekrar suda bekletmek olarak özetleyebiliriz. Mevsim itibarı ile karpuz ve kavun gibi sert dış kabuğu tüketilmeyen gıdaları da tüketmeden önce yıkamalı böylece kesim sırasında bıçak yolu ile içeri mikroorganizmaların bulaşını engellemeliyiz.”

Yoruma kapalı.